Akıllara durgunluk verecek nefes kesen bir hikaye;
Bir Sizofreni hastasinin aci hüzün dolu AŞKI :(((
Babam öleli 12 yıl olmuştu ve ben 20 yaşına geldiğimde babasız olmaının acısını artık çok daha iyi anlıyordum. Annemle birlikte küçük ama mutlu bir dünya kurmuştuk kendimize.Mevsimlerden bahardı,sokaklarda parklarda dolaşıyordum. Bu bahar daha bir çoşkulu hissediyordum kendimi.Birçok arkadaş edinmiştim.Mehmet,Can Canı'ın kuzeni Merve ve daha birçoğu... Her gün belirli saatlerde buluşup eğlenceli dakikaler yaşıyorduk.Onlarla o kadar eğleniyordum ki işe dahi gitmiyordum. Yine işe gitmediğim bir günde yalnız başıma dolaşırken arkadaşlarımla her zaman oturduğumuz parkta gördüm onu.O kadar güzeldi ki.. Bir süre çevresinde dönüp beni fark etmesini umdum ama bana hiç bakmıyordu.Tam umutsuzluğa kapılmışken son bir cesaretle yanına yaklaştım ve "Oturabilir miyim?" diye sordum.Deniz mavisi gözleriyle bakıp ,küçük bir tebessümden sonra."Oturabilirsiniz" dedi.Kalbim heyecandan deli gibi çarpıyordu. Ne söyleyeceğimi bilemiyordum.Sonra kısık bir sesle,"Adım Vedat," diyebildim.Bana dönüp "Nazlı" dedi.Bir süre sonra telefonlarımızı birbirimize verdik ve ayrıldık.Akşsam olanları anneme anlattım.Annrm gözlerimdeki mutluluğu fark edince çok sevinmişti. Arkadaşları bize davet ettim
İlerleyen günlerde Nazlı ile daha sık görüşür olduk. Zaman ilerledikçe ona daha çok bağyaaıyordum.O hayatıma girdikten sonra işe gitmeye bile başlamış,diğer arkadaşlarımla da daha az görüşür olmuştum.Arkadaşlar sitem edince kendimi affettirmeye, onları akşsam yemeğine davet ettim. ve hazırlık yapmak için erkenden eve gittim.Anneme arkadaşlarımın geleceğini ve güzel bir yemek yapmak için hazırlığa başlamamamız gerektiğini söyledim.Akşsam gelip çatmıştı.Kapı çaldı, hemen koşup açtım .Arkadaşlar gelmişti.Onları salona alıp sofrayı hazırlamak için mutfaktaki anneme yardıma gittim.Sofra hazırlandıktan sonra salona geçip onları içeri çağırdım. Arkadaşlarımı masaya alırken annemin bakşlarındaki korku ve şaşkınlık ifadesine bi anlam verememiştim.Tam arkadaşlarımı tanıtıyordum ki annem büyük bir feryatla masadan ayrılıp gitti.Olanları bir türlü anlayamıyordum.Arkadaşlardan özür diledim ve yemeğe başladık.Yemeğin ve sohbetin ardından arkadaşlar gitti.Annemin odasına olanları sorduğumda hiç cevap vermedi.Sadece yüzüme bakıp ağlıyordu.
Eve gelen misafir
Aradan 3 ay geçmişti. Arkadaşlarla ve özellikle Nazlı ile görüşmelerimiz iyice sıklaşmıştı. Bir ara anneme sözü Nazlı'dan açıp onunla birbirimizi ne kadar sevdiğimizi ve evlenmek istediğimizi anlattım.Annem mutlu olmamdan gülüyordu.Ama gözündeki korkuyu ve acıyı hissedebiliyordum.Öbür gün iş dönüşü eve geldiğimde bir misafir vardı.Tanıştıkve annem o arada kayboldu.O adam bana tuhaf sorular sorup durdu.1-2 saat oturduktan sonra annem gelip misafiri yolcu etti.Anneme gelenin kim olduğunu sorduğumda doktor olduğunu söyledi."Yoksa hasta mısın?" dedim.Annem doktrun benim için geldiğini ve sadece genel bir kontrol yaptırmak istediğini söyledi.Sabah erken kalkıp hastaneye gittik ve bir çok testten geçirildim. Bir kaç saat sonra doktor gelip hiçbir şeyimin olmadığını söyledi ve annemi odasına çağırdı.Akşam eve geldiğimde annemin gözleri ağlamaktan şişmişti.Ne olduğunu sorduğumda, "Bir cenazeye gittim,çok etkilendim,"dedi.
Artık Nazlı ile hemen hemen her gün görüşüyorduk.Her geçen gün ona olan aşkım içimden taşacak gibi oluyordu.Eve erken döndüğüm bir gün misafirler olduğunu gördüm.kimse beni fark etmedi.Mutfağa gidip atıştırırken ister istemez konuşulanlara kulak misafiri oldum.Konu bendim ve annemin niye böyle üzgün olduğunu o an anladım.Meğer hastane , doktor hep bu yüzdenmiş.Meğer ben şizofreni hastasıymışıım adını bie bilmediğim bu hastalık beni hayal dünyasında yaşamama neden oluyomuş.Misafirler gidene kadar ortaya çıkmadım Annem onları geçirince beni arkasında gördü ve "Birşey duydun mu?" der gibi yüzüme bakıyordu.Ona, "herşeyi duydum," dedim. Kadıncağızın gözleri dolmuştu ve bana sarılarak ağladı.Ona üzülmemesini ve kendimi çok iyi hissettiğmi söyledim ama gerçekten korkmuştum. Bana arkadaşlarımı davet ettiğm gün hasta olduğumu anladığını söyledi.Annemin anlattığına göre benim hiç arkadaşım yoktu.Eve davet ettiğim kişiler tamamen hayal ürünüydü.Annemin hazırladığı sofrada sadece ben oturmuştum ve sanki arkadaşlarım varmış gibi saatlerce o hayali varlıklarla konuşmuştum.
Ya Nazlı da hayalse?
Hiçbirşey umurumda değildi.Her şey, bütün bir Dünya hayal olabilirdi ama ya Nazlı...Ya o da hayalse? Bu ihtimal beni delirtmeye yetiyordu.Annem birçok ilaç getiriyor ve bunların rahatlamam için olduğunu söylüyordu.Ama ben zaten rahattım.İşten ayrıldım ve aradan 3 gün geçtikten sonra dışarı çıktım.Her zaman gittiğimiz parka gittim.Arkadaşlar yine oradaydı.Aslında belki oradan hiç ayrılmamışlardı.Onlarla konuşurken parktaki diğer insanların alaylı alaylı güldüğü fark ettim.O gülen insanlara,"Siz gerçek değilsiniz!" diye bağırdım. Ama onlar sadece gülüyorlardı.Peşimi bırakmalarını söyledim.Nereye gidersem onlarda benimle beraberlerdi.İlaçlar beni iyice dağıtmıştı.Düşüncelerimi toplayamıyordum.Arkadaşlar da yavaş yavaş benden uzaklaşıyorlardı.Nazlı'yı aramaktan korkuyordum.Çünkü ararsam Nazlı diye birinin olmadığını anlayabilirdim.Bir gün dayanamayıp aradım ve her zamanki yerimizde buluştuk.Ona bir yandan başıma gelenleri anlatırken diğer yandan da çevredeki insanları süzüyordum.Yine bana gülmelerinden korkuyordum..Eğer bana gülüyorlarsa bu Nazlı'nın olmadığını gösterecekti.Evet çevredeki insanlar yine bana alaylı bakıyorlardı ama bu defa gülmüyorlardı.Nazlı olayı beni gün geçtikçe bitiriyordu.
Bir gün anneme Nazlı'yı eve getireceğimi söyledim.Annemin gözleri kocaman oldu.Yine bir hayali eve getireceğimden korkuyordu.Ama ben kendime güveniyordum.Nazlı bir hayal değil gerçekti. Annem isteksiz olsa da benim ısrarımla kabul etti.Öbirgün Nazlı'yla buluştuk ve ona ,"Seni biraz sonra anneme götüreceğim," dedim.Nazlı çok telaşlandı.Hazırlıksız olduğunu söyledi ama ben ısrar edince kabul etti.Artık geri dönüş yoktu.Biraz sohbetin ardından eve doğru yola koyulduk.Sokağa gelip eve yaklaştığımızda son bir kez kulağına eğilip "Seni çok seviyorum," dedim.Eve geldik,kapıyı çaldım.Annem kapıyı açtığında ben önden girip ayakkabılarımı çıkardım ve Nazlı'yı içeri aldım.Anneme bakıp gözlerimle Nazlı'yı işaret ederken kalbim duracaktı sanki.Annemin gözlerindeki yaşı görünce olduğum yere yığıldım. Demek yine hayaldi...Ama annemin ağzından çıkan şu kelimeler benim için o an bir dua kadar kutsaldı; "Hoş geldin, güzel kızım,,,"
ERKEKLER MELEKTIR MELEEEEKKK ! ISTE, ERKEKLERIN BIRER MELEK OLDUGUNUN İSPATI : )
Bir gün ormancının biri dalları nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür. "Aman tanrım" diye bağırdığında bir peri belirir ve "Ne diye bağırıyorsun?"der. Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler. Peri suya dalar ve elinde bir altın balta ile tekrar belirir. "Baltan bu muydu ?" diye sorar. Ormanci "hayır" diye cevaplar. Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "Baltan bu muydu ?" Ormancı yine "hayır" diye cevaplar. Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "Baltan bu muydu ?" Ormancı "evet" der. Ormancının dürüstlüğü perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir. Ormancı mutlu bir şekilde evine döner. Bir zaman sonra ormancı esiyle birlikte nehir boyunca yürürken karisi suya düşer. Ormancı "aman tanrım" diye bağırır. Peri yine belirir ve sorar: "Ne diye bağırıyorsun ?" Ormancı" karim suya düştü der. Peri suya dalar ve Jennifer Lopez ile birlikte geri döner. "Senin karin bu mu?" diye sorar. Ormancı "evet" der. Peri sinirlenmiştir, "Yalan söylüyorsun, gerçek bu değil" der. Ormancı "özür dilerim peri, ortada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin, ona da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin. Ben fakir bir adamım ve üç karimin sorumluluğunu taşıyabilecek durumda değilim. Jennifer Lopez'e evet dememin sebebi budur... Bu hikâyeden alınacak ders: Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa bunun iyi ve saygın bir nedeni vardır ve bu başkalarının yararı içindir.вυ нιкαує нαккıη∂α ηє ∂üşüηüуσяѕυηυz؟
Aşk nedir, ne değildir? Bu konuda herkesin söyleyecek bir sözü vardır. İşte size tarih boyunca söylenmiş sözlerden derlenmiş özel bir liste. Bakalım beğenecek misiniz? Aşk, sabırdır. Saygıdır. Keşiftir. Anlaşmaktır. İnceliktir. Korumaktır. Sorumluluktur. Mizahtır. Teslimiyettir. Gerçektir. Neşedir. Mutluluktur. Sıcaklıktır. Tazeliktir. Sarılmaktır. Şanstır. Saftır. Öze götürendir. Derler.
John Keats:Aşkta her zaman bir öpen, bir de yanağını uzatan vardır.
Fransız atasözü:"Arzu edilenden ziyade arzu etmeye aşığız."
F.Nietzsche:"...Güzelliğin on para etmez Bu bendeki aşk olmazsa..."
Aşık Veysel Şatıroğlu:"."Ölümdür tek başına yaşanan aşk iki kişiliktir.."
Ataol Behramoğlu:Aşık olduğumda sadık olurum, çünkü aşık olurum.
Oscar Wilde:Aşk aklın en soylu zaafıdır.
John Dryden:Aşk konusunda yanlış seçimden söz etmek hatalıdır, zaten seçim varsa o yanlıştır.
Marcel Proust:Aşk:c iddi bir akıl hastalığı.
Platon:Aşık olmayı beceremeyen yağ çekmeyi öğrenmek zorundadır.
Goethe:Aşk melankolinin bir türüdür
Robert Burton:Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır.
Bailey: İnsan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir at gibidir ne dizginden anlar ne de söz dinler.
Konfüçyus: Aşk kadının hayatında bütün bir romandır erkekte ise yalnız bir bölümdür.
M. Da Stael: Ne seninle yaşayabilirim ne de sensiz.
Ovidius: Aşkı tanıdığında, yaratıcıyı da tanırsın.
Fox Kabilesi: İTİRAF ETMELİ Mİ YOKSA...
Balzac: İlk aşk aşı gibidir. İnsanın ikincide hastalanmasını önler..
Rousseau: Aşk mektubuna başlarken ne söyleyeceğimizi bilemeyiz. Bitirirken de ne yazdığımızın farkında olmayız....
Shakespeare:Sevgililerine aşklarını itiraf eden kadınlar, en az seven kadınlardır...
Eflatun: Aşk, en tehlikeli bir ruh hastalığıdır...
Aziz Nesin: Yenilen taraf aşık olur...
Yakup Kadri: Hiçbir kadın yoktur ki “Seni Seviyorum" sözü karşısında hissiz kalsın...
Katherine Hepburn: Aşkı bilenler normal kadınlardır...
Oscar Wilde: Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar erkeklerin son aşkı olmasını ister...
İngiliz Atasözü:Aşk için evlenen Istırapla yaşar....
Kontes Nathalie: Aşk, bir kişinin yararına, iki kişinin ortaklığıdır...
Paul Geraldy: Sevmek güzeldir. Bir daha sevmemek daha güzeldir...
Marcel Proust: Aşık olmayanlar, mükemmel bir erkeğin sıradan bir kadın yüzünden niçin ızdırap çektiğini anlayamazlar
xat chat get a xat chat xat com chat xat com chat box chat odaları görüntülü chat odaları sesli chat odaları çet odaları xat chat turk chat odaları xat image optimizer türkiye odaları türk odaları xat xat com www xat com xat chat www xat xat image optimizer xat com image optimizer get a xat chat get a xat com get a xat xat com image xat image xat com chat xat com chat box xat com tr xat chatbox xatshow sohbet sitene sohbet ekle sitene sohbet siteye sohbet sitene sohbet odası sitene sohbet odası ekle siteye sohbet ekleme siteme sohbet ekle siteye sohbet ekle siteye sohbet odası siteme sohbet odası siteye sohbet eklemek siteme sohbet eklemek istiyorum siteye sohbet odası ekleme sitene sesli sohbet sitene sohbet odasi sitene sohbet odasi ekle sitene sohbet kanalı ekle siteye sohbet koyma sitene bedava sohbet sitene sohbet koy sitene bedava sohbet ekle sitene özel sohbet web sitene sohbet sitene sohbet kodu sitene kameralı sohbet siteye sohbet odası eklemek siteme nasıl sohbet eklerim sitene sohbet sayfası web sitene sohbet ekle sitemde sohbet bedava sohbet sevgi sohbet sohbet burada türkçe sohbet web sohbet sohbet türk superonline sohbet sohbet oyun istanbul sohbet sadece sohbet sohbet sayfaları muhabbet sohbet gebelik sohbet bilgi sohbet hikaye sohbet siberalem sohbet türkiye sohbet sohbet sayfası sohbet sitesi arkadaş sohbet radyo sohbet sohbet arama ücretsiz sohbet siteme arama motoru siteme linkler siteme ekle siteme tasarım siteme sohbet siteme oyunlar siteme sayaç bedava siteme siteme ekleme siteme ekleme siteme oyun siteme reklam siteme haber siteme mail siteme müzik kişisel siteme siteme java siteme sohpet siteme mesaj chatbox chatbox ekle chatnu chatbox sitene chatbox vbulletin chatbox chatbox kodu mgc chatbox chatbox ekleme sitene chatbox ekle flash chatbox chatbox html chatbox com chatbox kodları smf chatbox siteye chatbox chatbox eklemek chatbox download foruma chatbox www chatbox com sitenize chatbox phpbb chatbox uk chatbox chatbox code siteme chatbox ajax chatbox chatbox php xat chatbox bedava sohbet bedava sohbet odaları bedava sohbet siteleri bedava sohbet org bedava sohbet com bedava sohbet odası bedava canlı sohbet bedava kameralı sohbet bedava sohbet sitesi bedava sohbet odalari bedava görüntülü sohbet bedava sohbet kanalları bedava sex sohbet www bedava sohbet bedava sohbet et bedava sohbetler kızlarla bedava sohbet bedava sohbet hattı bedava sohbet kanalı www bedava sohbet com bedava seks sohbet bedava erotik sohbet bedava üyeliksiz sohbet bedava cam sohbet bedava kelebek sohbet bedava islami sohbet bedava ingilizce sohbet bedava webcam sohbet bedava sesli sohbet siteme sohbet koy sitene sohbet koy sitene sohbet odası koy
amasya sohbet adana sohbet radyolu sohbet bedava sohbet odaları nur sohbet iyi sohbet geyik sohbet kaçak sohbet gülüm sohbet dını sohbet sohbet oyun sohbet yeri kanal7 sohbet kız sohbet harika sohbet online sohbet sohbet kanallari sohbet hatları yonca sohbet sohbet etmek istiyorum kamerali sohbet sanal sohbet sade sohbet sohbet sayfası maynet sohbet sevgi nehri sohbet canım sohbet islami sohbet odaları turk sohbet fix sohbet sohbet script bayan sohbet java sohbet sohbet programları sohbet ekle sohbet yap camlı sohbet bursa sohbet özel sohbet çatlak sohbet camda sohbet avrupa sohbet kerizim sohbet karadeniz sohbet sohbet programı
www sicak sohbet net hikaye bedava arkadaş sıcak sohbetler telefon telefonla sıcak sohbet sıcak sohpet sıcak sohbet et çok sıcak sohbet sıcak sohbet kanalı sıcak sohbet numarası görüntülü sıcak sohbet avea sıcak sohbet telefonda sıcak sohbetler sicak sohbet hatti turkcell sıcak sohbet sıcak sohbet cep cepten sıcak sohbet sicak sohbet odalari sıcak sıcak sohbet www sıcak sohbetler com www sicak sohbet canlı sıcak sohbetler sıcak sohbet 0546 alo sıcak sohbet sıcak sex sohbet www sıcak sohbet net www sıcak sohbetler kameralı sıcak sohbet sicak sohbet net sicak sohbet com sıcak kızlarla sohbet sıcak sohbet odası sıcak sohbet tel en sıcak sohbetler sıcak sohbetler com bedava sıcak sohbet sıcak sohbet kanalları sıcak sohbet siteleri sıcak sohbet telefon numaraları en sıcak sohbet sıcak sohbet telefonları telsim sıcak sohbet sıcak sohbet net www sıcak sohbet com telefonda sıcak sohbet sıcak sohbet telefon www sıcak sohbet sıcak sohbet hatları sıcak sohbet numaraları canlı sıcak sohbet sıcak sohbet com sicak sohbetler sıcak sohbet odaları sıcak sohbet hattı sıcak sohbetler
ѕєяѕєяιмє Elime son kez aldim kagit kalemi, Bu sana son mektubum. Postaci son bir kez haber getirecek Benden sana. Canim bilirim aldirmazsin hiçbirseye, Ne sevgiye ne de hislere. Simdi elimde bir sigara var, Bugün çok içtim. Bilirim kizacaksin, "Içme demistim" diyeceksin, Ama ben yine ayni cevabi verecegim: Dertliyim. Son kez bu kalp derdinle dolu.
Bu mektubumda Seni ne kadar sevdigimi Özledigimi yazmayacagim. Artık degistim ben. Senin umursamaz tavirlarindan biktim SERSERIM. Takmıyorum artik ben de seni. Hani bende bir resmin varya, Arkadaşıma verdim SERSERIM. Çok begenmis seni, "Al senin olsun" dedim Ama dikkat etmesini de söyledim, Olur ya çikarsaniz "Boynuzlamasin seni" dedim. Yüzünün seklini görmeni isterdim SERSERIM. Bu mektup digerine benzemiyor degil mi? Dün gece yiktin, öldürdün beni SERSERIM. Dilindeki her hece bir kursun gibi saplandi yüregime. Tüm gece kanadi durmadan, Gözlerim doldu aglayamadim. Yataklara düstüm ne zamandir. Ama iyi oldu aslinda Seni umursamiyorum artik, Sen ne demistin SERSERIM. "Üzülme!" Üzülmüyorum zaten gülüyorum, Bu acilarin getirdigi mutsuzlugu seviyorum. Lanet olsun sana SERSERIM. Bu kadar degersiz miydi sevgim? Biliyorsun ben seni çok sevdim. Bu sana son mektubum SERSERIM. Yak istersen,istersen baskalarina okut. yada evet İçip içip agla, Ama sunu bil ki bu sana son mektubum. Bundan sonra hain yazar mezar tasinda Bir ölüsün artik sen hatiralarimda....
SERSERIDEN CEVAP
Bugün hiç beklemedigim bir anda, Mektubunu aldim GÜZELIM. Son mektubum demissin, inanmam Sen dayanamazsin bensizlige, Erirsin,bitersin günden güne. Bak ne diyorum GÜZELIM Gönlün olsun,birkaç gün daha çikalim Sevinirsin belki. Hediye olur ya da bir elma sekeri. Sen bensiz yapamazsin GÜZELIM. Seni öptügüm o ilk ani hatirla, Nasıl da çocuklar gibiydin, Bayılacaksın diye korkmustum GÜZELIM. Ben senin gibi neler geçirdim elimden, Bilirim haberim yok sevmeden, sevilmeden. Sen beni gerçekten sevdin mi GÜZELIM? Sana bu mektubu meyhaneden yaziyorum, Biraz önce birkaç çocuk dövdük GÜZELIM, Onların serefine içiyoruz. Bak GÜZELIM!Ben sana ne demistim hatirlamiyorum "Üzülme" yazmissin Sahiden dedim mi? İçkiliyken herhalde, bilirsin. "Yiktin" yazmissin Sahiden yikildin mi? Umursamazsın sanmistim Takmazsın diye ummustum, Ama madem beni umuttun, Bu sana son sözüm olsun Ben de seni sevdim haberin olsun GÜZELIM.
KIZIN ARKADASINDAN SERSERIYE
Seni tanimiyorum serseri, Ama arkadasim seni çok sevdi. "Son mektup" demisti dogru, Hem o seni çoktan unuttu. Seni çok begendim be serseri, Belki seversin, belki de... "Güzelim" demissin bizimkine, Ben de seni zevkli bilirdim. Ben ondan daha güzelim. Bak serseri! Ben seni ondan daha çok severim. Telefon numarami yaziyorum,arkada, Onu aradigin gibi beni de ara. Ayrıca senin güzel gariplesti bu ara "Kalbim agriyor" diyor, Doktor bir teshis koyamiyor. Aman canim o da bir baska, Ağlasa da gülüyorum der etrafa Sakin unutma beni ara.
SERSERIDEN ARKADASA
Bak kizim ben seni sevmedim daha en basta, Ben güzelimi sevdim herseyden çok. O bana "serserim" derdi canindan koparcasina, Sen ise "serseri" diyorsun sokakta kalmisçasina. Senin gibi arkadas olmaz olsun. Güzelliğe gelince,kimse yarisamaz benim GÜZELIMLE. Simdi birak bunlari "son mektup" derken yalan sanmistim Daha beter içer oldum, Her gece sarhosum. Bir daha ki mektupta güzelimden bahset bana. Simdi gerçekten mutlu mu? Yoksa baskasini mi seviyor? Hasta demistin,kalbinden mi hasta Yoksa bu ask hastaligimi? Benden baskasi ile... Çabuk yaz arkadas Herseyi arkadas, herseyi anlat bana. Anladım ki yasayamam ben onsuz bu dünyada.
ARKADASTAN SERSERIYE
Afedersin serseri yanlis yapmisim ben, O seni gerçekten çok sevmis. Son nefesinde bile adini söyledi, Yüreğim parçalandi,anlayamazsin. SERSERIM" deyisini duysaydin gözleri kapanirken. Askin öyle sarmis ki bedenini Kaybedince, yasayamadi öldü iste. Son mektunda ne yaptin? İçip içip agliyor musun? O simdi mezarinda huzurlu yatarken, Yılanlara bile seni anlatir süphen olmasin. Zaten mezar tasinda "SENI SEVMISTIM SERSERIM" Yazısını görünce anlarsin. Belki bir umut vardi yasamasinda, Ama senin de ciddi olmandi. "Birkaç gün çikalim" demissin ona. "Elma sakari olur" demissin. İste o vurdu senin güzelini, İndi zavallicigin yüregine. Simdi mezarinda derin bir uykuda, Sevgisi de sonsuzlasti onunla. Aslında o hiç istemedi öldügünü bilmeni Ama dayanamadim yazdim iste. Simdi ne yaparsin,nasil yasarsin? İçer misin, adam mi döversin? Sen de onu sevmissin öyle yazmissin, Öyleyse birak askiniz yasasin.
Serserinin odasındaki dipnot ;
Sana geliyorum GÜZELİM Seni seviyorum GÜZELIM. terk edilişler
TERK edişlerde
Beni bıraktığın her yeni sevgi için terk edişlerdeki yaralı dönüşlerini sevdim. Sen hep yeni cehrelere bakarken ben gözlerimi kapadım korktum açmaya. Sıkı sıkı kapattığım ıslak dudaklarım adını hiç söylemedi ki ardından. Ben senin acılarını sevdim bana anlattığın seni, orada unutulan bir yerlerde ki beni. Sevgimi denir buna kim bilir? Onca kalabalık içinde sandalye de bıraktığın kalabalık gölgelere gitmene bakarken sevdim. Beni sevmemeni sevdim gözlerime dik dik bakarken somurtkan yüzündeki gizili alaycı tebessümü nü sevdim. Yine terk etme zamanı beni, yine sevme zamanı seni?????görüşmek üzere sevgili.
sensizliği kanımla ödüyorumm
bebeğiimm o geceyi asla unutamam seni azrailin elimden aldığı gecee anladımmm ben sensiz bir hiçtim şimdi yok oluyorumm çürüyorum bebeğim hatırlıyormuusnn beni asla bırakmıycaktınn sözvermiştin bir daha içmeyecektinnn bırakmıştınnn ama o gün içtinn sana ihanet ettiğimi sandınn oysa ben sana ihanet etmmeiştim gene dinlememiştin benii vurup kapıyı gitmiştin ama bu sefr farklıydıı seni tekrar aradığımda telefonun cvp vermiyorduuu içimde bir sızıyla size geldimm kapıyı açan annendin seni sordum seni göstedi yerde öğlece yatıyordunn kolundaa şırınga vardı beynimden vurulmuşa döndüm bana bunu yapmazdınnn nasıl kıymıştın kendinee bir anada dünyam karardı elini tuttum avucunda kağıt vardıı en son yazdığın kelime hatanın bedelini benim yokluğumla öde yazıyorduu ama ben seni aldatmamıştım gene yanlış anlamış dinlemedin gitmiştin şimdi syanına geliyorum bebeğim tıpkı senin gibi bende ölümü seçiiyorum böyle ölmmeliydin be çiçeğimm sana hiç yakışmadııı şimdi ebediyenseninle olacağımm sevgilimm seni çok seviyorum biriciğimmm şimdi sana son bi söz ben sensizliği kendi kanımla ödüyorumm
spaces yapmak istiyorum spaces türkçe yapmak spaces i türkçe yapmak live spaces yapmak spaces yapmak için space yapma programı türkçe space yapma space türkce yapma space turkce yapma windows live space nasıl microsoft live spaces diğer hizmetler windows live spaces sensizimsibelim05 spaces live com windows live spaces iptal live spaces gallery windows live space media player live spaces kaydol live spaces aç youtube videoları için live spaces gadget windows live spaces yükle live space alanı windows live spaces oluştur spaces live mp3 live spaces müzik eklemek live spaces yükle live space search spaces live con www windows live space live spaces açma live space yapmak live space eklentileri kız spaceler bayan spaceler iyi spaceler en iyi spaceler en iyi space ler güzel space ler guzel spaceler en güzel spaceler güzel spaceler spaceme radyo spaceme media player spaceme saat spaceme nasıl müzik eklerim spaceme fotoğraf ekleyemiyorum spaceme video spaceme resim ekleyemiyorum spaceme giremiyorum spaceme müzik eklemek spaceme müzik spaceme space için space için müzik space için mp3 space için url space için mp3 url space için video space için müzik url space için şarkı space için şarkı url space için html space için herşey space için saat space için html kodları space için resimler space için radyo space için upload space için media player space için kodlar space için müzik upload space için mp3 upload space için şarkı url leri space için müzikler space için müzik linkleri space için video url space için resim space için mp3 url leri space için mp3 linkleri space için sayaç space yapmak için space için hazır url space için şarkı url si space için şarkı linkleri space için radyo url space için müzik url leri space için müzik url si space için url ler space için url adresleri space için videolar space için arka planlar space için tv space için şarkılar space için tema space için şarkı urlsi space için oyun space için saatler space için eklentiler space için upload siteleri space için blog space için mp3 urlleri space için hava durumu space için şarkı urlleri space için mp3 url si space için şarkı kodları space için müzik linki space için müzik urlsi space için mp3 linki space için şarkı upload space için araçlar space için müzik urlleri space için yazılar space için upload sitesi space için temalar space için güzel space için video linkleri space için güzel resimler space için gifler space için muzik space media player için url space için resimli şiirler space için mp3 urlsi space için radyo url leri space için yenilikler space için rss space müzik eklemek için space için url adresi space için hazır kodlar space için flash space için akış space için şarkı linki space için şiir space için bloglar space için urller space için yardım space için gif space için radio space için youtube space için mp3 url ler space için hazır mp3 space için linkler space için müzik kodları space için saat kodları space için flash player space için haber space için tv url space için hazır mp3 url space için video url leri space için kod space için müzik adresleri space için mp3 url adresleri space için video url si space için sarkı url space için klipler space için şiirler space için yazı space için htlm live space için live space için müzik space müzik eklemek için url space eklemek için space müzik koymak için space media player için mp3 space için hazır şarkı url space için hareketli
Buz gibi bir günde hızlı hızlı yürürken, birden ayağımın ucunda bir cüzdan gördüm... Hemen aldım. Sahibini gösteren bir kimlik vardır diye acele aceleaçtım.. Üç dolar çıktı.. Bir de buruşmuş, sararmış, eskimiş mektup... Belli ki yıllardır, o cüzdanın içinde duruyordu. Zarf öylesi ne harap olmuştu ki. Sadece tepedeki "İade" adresi okunabiliyordu. Mektuba bir göz
attım. Bir ipucu bulma ümidi ile.. Birden tarihi gördüm.. 1924... Mektup nerdeyse 60 yıl önce yazılmış. El yazısı belli, bir kadına ait.. Sol
köşeye bir çiçek resmi çizilmiş. "Sevgili Michael" diye başlıyor mektup... ve "Annesi yasakladığı için onu bir daha göremeyeceğini" anlatarak devam ediyor.. - "Ama sakın unutma, seni daima seveceğim" diye bitiyor.. İmza.. Hannah!.. İçimden bir ses "Bul" dedi bana.. "Mektubun sahibini bul.." Milyonlarca Michael var. Hangi birini bulacaksın ki.. Ama tepedeki "İade" adresi ipucu olabilir. Telefon İstihbarati aradım. Anlattım... - "Bu adrese bağlı bir telefon varsa, bana verebilir misiniz" diye.. Sustu.. Gidip müdürüne sordu... - "Var ama, size vermem yasak.. Ama sizin adınıza bu numarayı arar, orarım. İsterlerse size bağlarım.. Lütfen bekleyin.." Bekledim.. İki üç dakika sonra kızın sesi geldi.. "Bağlıyorum efendim.." Karşıdaki hanıma "Hannah diye birini tanıyor musunuz ? " diye sordum. - "Bu evi, 30 yıl evvel, Hannah diye kızları olan bir aileden aldık." dedi. - "Peki yeni adreslerini biliyor musunuz?.." - "Hannah annesini bir huzurevine yatıracakti. Oradan takip ederseniz,belki adresi bulursunuz.." Ve huzurevinin adını verdiler.. Hemen aradım.. Yaşlı anne yıllar önce ölmüş... Ama kızına ait eski bir telefon numarası var. Belki oradan bilirlermiş... - "Bunların hepsi aptalca aslında" dedim kendi kendime.. İçinde sadece 3 dolar ve 60 yıl önce yazılmış bir mektup bulunan cüzdanın sahibini aramak için bunca zahmete ne gerek var ki.. Aradım numarayı.. Bir kadın "Şimdi Hannah'ın kendisi bir huzurevinde" dedi ve numarayı verdi. Hemen orayı çevirdim... Bingo.. Ses "Evet, Hannah burda yaşıyor" dedi.. Gecenin saat onu, ama hemen yola çıktım, Hannah'ı görmek için.. Devasa bir binanın üçüncü katında şirin bir oda.. Gümüş saçlı, sıcak tebessümlü bir yaşlı kadın.. Gözlerinin içi ışıl ışıl ama.. Anlattım olanları.. Cüzdanı ve mektubu gösterip.. Derin bir iç çekti mektuba bakarken ve : "Genç adam" dedi, "Bu mektup, Michael ile son kontağımdı.. Onu öyle seviyorum ki.. Sean Connery gibi yakışıklıydı.. Hani şu meşhur aktör.. Ama ben 16 yaşındaydım.. Çok küçüğüm diye annem kesinlikle izin vermedi.." Derin bir nefes daha.. - "Michael Goldstein harika bir insandı. Eger bulabilirseniz ona söyleyin lütfen.. Onu hep düşündüm.. Hep.."Bir ufak sessizlik.. Bir derin nefes daha.. "Ve onu hep sevdim.." İki damla yaş damladı elindeki mektuba, ıslanan gözlerden.. "..Ve hiç evlenmedim... Michael gibi birisini bulamadım ki.." Hannah'a teşekkür edip odadan çıktım. Binadan çıkarken danışmada beni karşılayan kız : - "Hannah Hanım yardımcı olabildi mi size?" dedi.. - "Hiç değilse bunun sahibinin soyadını öğrendim" dedim..Cüzdanı elimde sallayarak.. O sırada yanımda dikilip duran hademe bağırdı.. - "Hey baksana.. Bu Bay Michael'in cüzdanı.. Üzerindeki bu kırmızı şeritten onu nerde görsem tanırım.. Cüzdanını hep kaybederdi zaten.. Üç
kere ben buldum, koridorlarda.." Michael sekizinci katta yaşıyordu.. Ok gibi fırladım tekrar asansöre.. Michael yatmamıştı.. Okuma odasında kitap okuyordu.. Hemşire beni ve elimdeki cüzdanı gösterdi.. Michael elini arka cebine attı, hızla..
Sonra sevinçle : - "Evet bu benim cüzdanım" dedi... - "Öğleden sonraki yürüyüş sırasında kaybetmiş olmalıyım.. Size teşekkür borçluyum.." - "Hiçbirsey borçlu değilsiniz" dedim.. - "Ama özür dilerim.. İpucu bulmak için açtım ve içindeki mektubu okudum..." - "Mektubu mu okudun?.." - "Sadece okumakla kalmadım.. Hannah'ı da buldum.." - "Buldun mu?.. Nerde?.. İyi mi?.. Hala eskisi gibi güzel mi.. Söyle, lütfen söyle.." - "Çok iyi.. Hem de harika" dedim, yavaşça.. - "Bana onun telefon numarasını ver. Yarın onu hemen arayacağım.." Elime sımsıkı sarıldı.. - "O benim tek aşkımdı.. Onu öyle sevdim ki, asla evlenmedim.. Çünkü bu mektup geldiğinde hayatım, anlamsal olarak bitmişti." - "Bay Goldstein" dedim.. "Gelin benimle.." Asansörle üçüncü kata indik... Odanın kapısı açıktı. Hannah sırtı kapıya dönük televizyon izliyordu... Hemşire ona yaklaştı, omzuna
dokundu... - "Hannah" dedi.. "Bu bayı tanıyor musun?.." Gözlüklerini ayarladı bir an baktı, tek kelime etmeden.. - "Michael" dedi, Michael, kapıda, kısık sesle.. - "Hannah.. Ben Michael.. Beni tanıdın mı?.." - "Michael" diye yutkundu : Hannah.. "İnanmıyorum.. Bu sensin.. Benim Michael'im... Michael Hannah'a doğru yürüdü yavaşça.. Sarıldılar. Hemşire hıçkırıklar içinde koridora attı kendini... - "İşte Tanrının sevgisi de bu" dedim.. "Olacaksa.. Olur.." Üç hafta sonra beni huzurevinden aradılar. Pazar günü bir nikah vardı.. Gelebilir miydim?.. Harika bir nikah töreni idi. Hannah ve Michael beni nikah şahidi yaptılar üstelik. Hannah açık bej elbisesi içinde çok güzeldi.. Michael de
lacivert takımı içinde hala çok yakışıklı... Huzurevi onlara, bir minik daire tahsis etti... Eğer 76 yaşında bir gelinle 79 yaşındaki bir damadı, 16 yaşında bir kız, 19 yaşında bir delikanlı havasında görmek isterseniz, orayı ziyaret
etmeniz gerek.. Nerdeyse 60 yıl süren bir aşk hikayesi için, ne güzel bir son değil mi?...
Liseye yeni başladım. ilk onu gördüm karşımda. öyle güzel bir insandıki, adı denizdi. deniz kadar engin, deniz kadar güzel ve maviydi. o güzel gözlerine aşık oldum ona bakarken. sınıfta tek arkadaşım oydu. onu gizli gizli sevdiğimi Allah'dan ve yüreğimden başka kimse bilmiyordu. hep benim yanımdaydı. hep beraberdik hep bizbizeydik hayatta. onu çok sevdiğimi onsuz olamadığımı bilmiyordu. söyleyemedim. çünkü bana "sen benim en iyi dostumsun..." diyordu hep. o beni hep bir arkadaş olarak bildi. bende bu sevdayı hep yüreğimde yaşadım.
okul bitti, mezun olduk, o başka yere gitti, ben başka yere. ama onu unutamadım, yerine başkasını koyamadım. elimde bir resmi var yıllarca hep ona baktım, ona aşkım dedim, onunla güldüm onunla ağladım... sevemedim kimseyi....
yıllar sonra öldüğünü öğrendim, dünyam yıkılmıştı artık. hayatta ek sevdiğim insan artık yoktu. artık aramıza kara toprak girdi. sevdiğimi kaybettim. ne kadar talihsiz bir insanım. keşke zamanın da onu sevdiğimi söyleseydim. keşke..
günler sonra annesi geldi yanıma. bana bi defter verdi. şeklindende belliydi. bu denizin günlüğüydü. bana bırakmış ölmeden.
açıp okuyamadım önce. belkide sevgilisi veya bi başkasının adı vardı içinde. ama dayanamadım açtım okudum. ama yazanları okuyunca birdaha kahroldum yüreğim yangın oldu.
" sevgili günlük,
bugün yine beraberdik onunla. okuldaki tek arkadaşımla. o çok iyi bir insan günlük. onu çok seviyorum ama o beni arkadaşı olarak görüyo. aşkımı söylersem belkide dostluğumuz biter günlük. ona söyleyemem. o benim en iyi dostum, arkadaşım, gizli aşkım sevdiğim. aşığım ama söyleyemiyorum ne kadar acı değilmi günlük.
gün gelicek okul biticek günlük işte o zaman yıkılırım. keşke hep yanımda olsa. ama o beni arkadaşı olarak görüyo günlük. aşkım beni arkadaşı olarak görüyo...."
beni sevdiğini sen öldükten sonramı öğrenicektim gülüm. ama sen merak etme. birkaç güne kalmaz bende gelirim yanına..
Bir adam anlatıyor ve bir avukat dinliyor: Karımı 1998'in sonbaharında kaybettim...Yedi senelik evliliğimizin iki senesini kanser tedavisi için hastanelerde geçirmiştik.
Karım , her evlilik yıldönümümüzde ikimizin fotoğrafını çerçeveler, "Bunlar bizim hayatımızın gölgeleri" derdi.. Öldüğünde,yedi tane resmimiz vardı.97'in bir gecesinde onu aldattım.Oysa ona sürekli onu ne kadar çok sevdiğimi ve sonsuza kadar sadık kalacağımı söylerdim. Ölmeden iki hafta önce yine aynı şeyi tekrarladım. Tuhaf bir gülümsemeyle baktı bana ve sadece "Biliyorum" dedi.
İzmir'e kar yağdığı gün, yani bir ay önce, evdeydim.Fotoğraflarımıza bakıyordum yine... Her çerçevenin altında bir harf olduğunu ilk kez o gün fark ettim.A.R.K.A.S.I.N. Gerisi için yılları yetmemişti.Ama sanırım "Arkasına bak"yazmaya filan niyetlenmişti. Hemen çerçevelerin arkasına baktım.Hiçbir şey yoktu.Sonra birşey dürttü beni, hepsini teker teker söktüm. İnanabiliyormusunuz,herbirinin arkasından bir mektup çıktı! Geçirdiğimiz her sene için sevgi dolu sözler yazmıştı.1997'dekiresmimizin içinden çıkan zarf ise simsiyahtı.
Ve içinden şu sözler çıktı: "14 Mart1997/Gözlerin bana başka birine dokunmuş gibi baktı /Söylemene gerek yok,biliyorum..." 2002'deyiz. Onu kaybedeli 4,aldatalı 5 yıl oluyor.İçim acıyor şimdi. Çünkü kadınlar biliyor, hissediyor..Sadece paylaşmak istedim.seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et.Çünkü;
Aşk sessiz,sevgi dilsizdir
Gerçektende hissediliyor, yanında yakınında olmasa bile... kilometrelerce uzağında olsa bile, sevmesini bildikten sonra varlığıda yokluğuda hissedilebiliyor...
Dost kalalım ne olur? dedi gözlerimin içine bakarak.. ses çıkaramadım, çünkü boğazıma düğümlenmişti kelimelerim.. oturduğumuz banktan kalkıp sahile doğru ilerledi.. bakakaldım arkasından.. ve onu ne kadar çok sevdiğimi düşündüm.. ama o bana dost kalmamız gerektiğini söylüyordu.. düşündüm sonra, dost kalabilir miyim diye? "hayır, dost falan olamayız" dersem bir daha göremeyecektim, "peki dost kalalım" dersem bundan sonra yine görme şansım vardı.. denizi izledi biraz, gün batıyordu, güneşin kızıllığı o kadar güzeldi ki.. ama yine de içimi aydınlatamıyordu.. sonra döndü yanıma.. - çok iyisin ve ben seni kaybetmek istemiyorum! dedi o içimi parçalayacak kadar güzel sesiyle.. ben de onu kaybetmek istemiyordum, dost kalmayı kabul edecektim mecburen.. ne olursa olsun onu görebilmek pahasına içime gömecektim aşkımı.. iki dost olarak ayrıldık deniz kenarından.. sonra birkaç kez aradı beni.. her telefon çalışında kalbim yerinden fırlayacak gibi oluyordu.. önceleri ben telefonu açıp alo deyişimde karşıdan "aşkıııım" diye bir ses duyardım.. ama artık sıradan, kupkuru bir "alo" duyuyordum sadece.. çünkü artık arkadaştık.. havadan sudan konuşuyorduk, bana arkadaşlarını anlatıyordu.. hep konuşmanın arasında "aşkım" diyesim geliyordu ama diyemiyordum.. ondan bekliyordum hep o lafı, ama sonra sevgili değil, arkadaş olduğumuzu hatırlıyordum.. insanın kalbi acır mı hiç? evet, benim işte o anda kalbim acıyordu.. soyut değil, somut, fiziksel bir acı.. böyle konuştuk birkaç kez.. sonra bir gün bir cafede buluştuk sohbet etmek için.. her zamanki gibi yine o aramıştı, dertleşmek istiyordu.. sıkıntılıymış biraz.. - nasılsın? dedim.. - iyi sayılır, kafam karışık biraz.. - neden? baktı yüzüme.. - aşık oluyorum galiba, dedi.. işte o anda kendimi dünyanın en mutlu erkeği sanmıştım.. evet, bana yeniden aşık oluyordu.. "iyi ki kabul etmişim dost kalmayı" diye geçirdim aklımdan.. işe yaramıştı, yeniden sevmişti beni.. çocuklar gibi sevinçliydim, yerimde duramıyordum.. farkında olmadan bir gülümseme yayılmıştı yüzüme.. - hayırdır, pek sevindin galiba, dedi gülümseyerek.. - tabi ki sevindim.. senin mutluluğun aynı zamanda benim mutluluğum.. tabii farkettirmemem lazımdı anladığımı, sanki başkasına aşık olduğunu sanmışım gibi davranmalıydım.. - ee, kim bu şanslı erkek? kafasını önüne eğmesine bir anlam verememiştim.. gözlerini benden saklıyordu sanki.. sonra kaldırdı kafasını, boş gözlerle baktı bana.. - aslında sana bunu anlatmamam lazım ama beni senden başka dinleyen, anlayan dostum yok! sana içimi dökmek istedim, dedi.. bu dostluk muhabbeti iyice canımı sıkmaya başlamıştı artık, ama sabretmeliydim yine de.. - dinliyorum.. - bizim iş yerindeki murat var ya, işte ondan hoşlanıyorum.. ne yapacağımı da bilmiyorum, bana yardım et.. gözlerim kararmaya başladı.. yeniden o kalp acısı nüksetti göğsümde.. anlatılamayacak bir acıydı bu.. kafamı dışarı çevirdim.. oturduğumuz cafeden sahil gözüküyordu.. sahildeki bankta bir çift oturuyordu, birbirlerine sarılmış öylece duruyorlardı.. sonra iki damla yaş damladı gözlerimden.. yüzüm ateş gibi yanıyordu, sırtımdan soğuk terler akıyordu.. gözlerimden yaşlar süzülürken baktım son kez sevdiğimin güzel yüzüne.. o ise bana boş gözlerle bakıyordu.. yavaşça kalkıp sahile indim.. ve ağladım...... Birdaha sevdiğimi görmemek üzere yürüdüm.......
Kizin adi Tispe delikanlininki ise Piremus idi. Bunlar yanyana evlerde otururlardi.Birlikte büyüdüler ve çocukluklarindan beri birbirlerine karsi ask beslerlerdi.
Fakat aileleri görüşmelerini istemez birbirlerine uygun olmadiklarini düşünülerdi.
Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardi. İki evin arasinda gizli bir catlak vardi aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda bulusur o aradan
birbirlerine seslerini duyurur asklarini dile getirirlerdi.
Bir gece ormandaki agacin altinda bulusmaya karar verdiler.
Tispe agaca Piremus dan önce varmisti. Gittiginde avini yeni yemis, agzindan kanlar akan kocaman bir aslanla karsi karsiya geldi.
Korkarak bi magaraya dogru koşmaya basladi. Farkında olmadan yolda boynundaki esarpini düşürmüştü.
O sirada Piremus geldi.
Gördükleri karsisinda donup kalmisti. Kocaman aslan agzinda
kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe nin esarpini parcaliyordu..
O an aklina gelen ilk ve tek sey aslani Tispe yi oldurerek yedigiydi.
Tispesiz yasayamazdi. Aklindan gecen sadece aski ugruna canina kiymakti.Belinden hançerini çikardi ve gögsüne sapladi.
Kanlar icinde cansiz bedeni yere dustu.
Tispe ise korkusunu bi kenara atip bir an once askini gormek icin magaradan cikmaya karar vermisti.
Agacin altina geldiginde o korkunc sahneyle yuzlesti.
Piremus un cansiz vucudu yerdeydi ve elinde Tispenin dusurdugu esarpini tutuyordu.
Ilk once genc kiz olanlar karsisinda aglamaktan hicbir seyi anlayamamisti. Ama esarpi ve uzaklasan aslani gorunce anladi. Bi an magarada dusundugu o korkunc sey basina gelmisti. Ve onun öldügünü dusunen Piremus aski ugruna canina kiymisti.
Tispe bir an bile dusunnmeden hanceri aldi ve gogsune geçirdi..
Onlarin aski ölesiye bir askti ve ölüm bile onlari ayiramazdi.
Eger Piremus aski ugruna ölümü göze aldiysa o da hic cekinmeden canina kiyabilirdi ve hanceri sapladi.
Birden vucudu Piremusun bendeninin ustune yigildi.
O anda tanrilar bu yuce aski ölümsüzlestirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran agaci onlarin aşkına adadilar.
Piremusun kanini bu agacin meyvelerine,
Tispenin gözyaslarini ise agacin yapraklarina verdiler.
O günden beri kara dut agacinin meyvesinin çıkmayan lekesini,(Piremusun kan lekesini), dut agacinin yapraklari,(Tispenin gözyaslari) temizler..
Boyabat'ın önemli tarihi eserlerinden biri olan Boyabat Kalesi, kentin en yüksek noktasında şehrin bir tacı gibi durmaktadır.
Boyabat'ın bulunduğu Gökırmak vadisinde karşılıklı sarp iki kayalık tepeden biri üzerinde bulunan kalenin, kayadan oyma merdiven ve alt yapısından çok eski çağlardan beri var olduğu anlaşılmakta olup, M.Ö. 600 yılında tahmin edilmektedir.
Kalenin batı ve kuzey tarafları uçurum halindedir. Doğu ve güneydoğu yüzleri ise, içiçe burçlarla takviye olunmuştur.
Doğudaki dış sur birbirine paralel iki duvardan ibarettir. Doğusunda bulanan kapı burcu moloz taşından harçla yapılmıştır. Kalede şehrin merkezinden geçen çaya inen bir tünel bulunmaktadır. Çeşitli zamanlarda onarım ve eklerle güçlendirilen kale, yarım yuvarlak bir görünüşe sahiptir.
KISACA GEÇMİŞİNİ ÖĞRENELİM..
Boyabat, yaklaşık 6 yüzyıllık geçmişi olan eski bir yerleşim merkezidir. İlçeyi simgeleyen Boyabat Kalesi MÖ 1500 yıllarına ait izler taşımaktadır.
Kurulduğundan bu zamana kadar Boyabat, sırası ile şu yönetimler altında bulunmuştur;
1.Gaşgaşlar :MÖ-1400-1300
2.Hititler :MÖ-1330-1200
3.Paflagonyalılar :MÖ-1100-700
4.Lidyalılar :MÖ-700-546
5.İranlılar :MÖ-362
6.Pontuslar :MÖ-183-64
7.Romalılar :MÖ-64 MS-365
8.Bizanslılar :MS-395-1126
Bizanslılardan sonra 1126 yılında Türk Beyliklerine geçen Boyabat daha sonra Osmanlı İmparatorluğuna dahil olmuştur.
Tanzimat’tan önce Kastamonu sancak olup Boyabat bu sancağa bağlı kadılıktır. Tanzimat’ta yapılan idari değişikliğe göre vilayet, sancak, kaza, nahiye, kariye (köy) teşkilatı kurulmuştur.
Bu yeni teşkilata göre de Kastamonu vilayet (eyalet) Sinop sancak (vilayet)olmuştur. Sinop Kastamonu vilayetinin sancağı oldu. Boyabat kadılığı nahiyeye çevrildi. Nahiye olan Boyabat sonraki teşkilatla kaza olmuştur.
Tanzimat’a kadar kadılık olan Boyabat, Tanzimat’ta yapılan (1260H.) idari değişikliğe göre, Boyabat kadılıktan nahiyeliğe çevrilmiştir. (1284 H.-1868 M.) teşkilatı ile de Boyabat kaza olmuştur.
BOYABATIMIZIN TANITIM VİDEOSU;
Boyabat çevre düzenlemesinde emeği geçen tüm yetkili kişilere teşekk